fear and loathing in las vegas (1998)


Yönetmen: Terry Gilliam
Senaryo: Hunter S. Thompson (kitap), Terry Gilliam, Tony Grisoni, Tod Davies, Alex Cox
Oyuncular: Johnny Depp, Benicio Del Toro, Tobey Maguire, Cameron Diaz, Christina Ricci
Tür: Macera | Dram
Yıl: 1998
Süre: 118 dak.
Ülke: ABD
Dil: İngilizce
Ödül: 1 ödül, 1 adaylık
IMDb Puanı: 7.6/10
Metascore: 41/100

Bu film bir acayip.
Panik atak benzeri halüsinasyonlar, şizofreni tripleri, buğulu bakışlar, dumanlı kafalar, iki kaçığın yol maceraları ve başarılı bir kötü film. Kıyak konuşmalarıyla insanı delirten hatta uyuşturucuyu özendiren bir yapım, e zaten film süresince içilen sigara sayısı bile bunu destekler nitelikte, tabii benim dediğim bir karalama değil, yanlış anlaşılmasın. Lakin uyuşturucuyu kötülemek gibi bir amaç gütmediği kesin.


Sene 1971, yer Amerika. Raoul Duke’ün amacı çöl yarışları hakkında haber yapmak, yanındaki şahıs ise onun psikopat avukatı Dr Ganzo. Bu iki gerzek kafadar yola çıktıklarında ise yaptıkları tüm iş buldukları her otu içmek, kokain kullanmak, lsd nin tadına bakmak, eter solumak, alkolle susuzluklarını gidermek, sigara tüttürmek ve Vegas’taki otel odalarını pisletmek hatta çöplüğe çevirmek.
Anlatıcının ayık olduğu zamanlarda konuşmaları anlayabilmemiz kafası iyiyken ne dediğini anlayamamamız da filmin gidişatını belirliyor. İnişler ve çıkışlarla dolu pek hoş bir film kendisi.
Zaten izleyicinin kafasında uyuşturucu bağımlısı olursanız bunlar gelir başınıza demek yerine izlerken insanı uyuşturucu kullanıyormuş kabul edip izleyicinin kafasının bulanmasını da sağlıyor. Dikkat etmek gerek.
Filmi izlemek çoğu kişiye göre zor, en azından hazmı zor diyebiliriz. Omurgasız hayvan gibi ortalıkta dolanan tipleri izlerken garip duygular içersine bürünebiliyor insan bazen. Yarısına gelmeden kapatmanız da pekâlâ mümkün. Örneğin ben filmi üçe bölüp üç günde izledim, komik ama yarıda bırakmaktansa tamamını izlediğim için mutluyum. Hem yarasalar başınızı derde sokabilir.
Oyunculuktan bahsedecek olursak, Johnny Depp ve Benicio Del Toro’nun en iğrenç hallerini gördüğüm için seviniyorum, gerisini söylemeye gerek bile yok, üstelik filmde çok güzel müzikler var. Kitaptan uyarlama filmlerden başarılılar arasında gösteriliyor ayrıca kendisi.
Film tarihindeki en kafası güzel film de diyebiliriz çok abartmazsak sanırım. İyi seyirler.


paylaş:

0 YORUM:

Yorum Gönder