yeraltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeraltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İnsanlığın Maskesidir Kese Kağıdı

Her sabah uyandığımda o paslanmış maskeyi takıyorum suratıma. Küf kokusuna alıştım sayılır. Burnumun direği yıkılmamayı öğrendi. Toplum seviyor beni. Bayılıyor hatta. Ramak kaldı büyük adam olmama. Ramak kaldı omuzlarda taşınmaya. Ramak kaldı dünyayı kurtaran kişi olmaya. Kürküme bayılıyorlar. Benden çok yiyor pezevenk. Sürekli tok karnı. Çakmak gibi çakan gözler süzüyor bedenimin her yanını. Sevişiyorlar benimle adeta.
Bilmedikleri çok önemli bir şey var. Kaçırdıkları en büyük nokta. Belki de görmek istemedikleri Ayrıntı silsilesi… O maskenin altında yaşayan piç kurusu. Çürümüş bir ruh. Gülümseyen dişlerinin arkasında yaşayan çirkin parazit.Mağara diplerinde yaşayan kör bir semender. Maskeyi attığında herbirinin dişlerini sökecek bir canavar. Düşünceleri bıçak gibi keskin bir asi. Yok olmuş acınası bir köşe başı tinercisi. Ama kirletilmemiş, saf halinde kalmış bir elmas kadar parlak, aynı zamanda dişleri paramparça edecek kadar sert. Köstebeğin karnı gibi pürüzsüz ve yumuşak. Ilık bir duş sonrası rahatlığını yaşayan bir birey. Gerçek. Gizli kalmış bir gerçek.
paylaş:

yeraltı


Yönetmen: Zeki Demirkubuz
Senaryo: Zeki Demirkubuz, Dostoyevski (kitap)
Oyuncular: Engin Günaydın, Nihal Yalçın, Serhat Tutumluer, Nergis Öztürk
Tür: Dram
Yıl: 2012
Süre: 107 dak.
Ülke: Türkiye
Dil: Türkçe

Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar adlı kitabının uyarlanması değil, kitaptan esinlenilerek çekilmiş, yine de bir “uyarlama” sözcüğü kullanmak gerekliyse “serbest uyarlama” diyebileceğimiz bir film Yeraltı. Yazılanlardan okuduğum kadarıyla ilk olarak Ankara Sıkıntısı olarak düşünülmüş ama Yeraltı’nda karar kılınmış. Ankara Sıkıntısı demişken Nuri Bilge Ceylan ile ilgili söylentilerden hiç bahsetmeyeceğim bu yazıda, onu da baştan belirteyim zira saçma sapan işler olduğunu düşünüyorum, eğer gerçekse diyeceğim ise şudur. Kimse kusura bakmasın ama bir Nuri Bilge Ceylan filmi değil.
Kızışmalı söylemlerden sonra asıl konuya dönecek olursam, Yeraltı Demirkubuz’un şimdilik son filmi. Tam filme girmeden şunu da belirtmek isterim, bu film gösterime girdiği kaç gün oldu hâlâ çoğu şehirde sinemalarda değil, sinema salonlarının nasıl bir anlayışı vardır bilemiyorum ama sinemalardaki filmleri düşündüğümüzde işin çoktan ticaret kafasına döküldüğü belli oluyor, neyse.
Daha önce hiç Zeki Demirkubuz filmi seyretmemiş biri olarak Yeraltı için fazla söyleyeceğim bir şey yok aslında. Bu film çoğu kişi tarafından sevilebilir, benim de sevmemi sağlayan noktaları var. Özellikle Ankara’da geçmesi bile sempati duymama sebep olabilir, onun haricinde Engin Günaydın’ın oyunculuğu her yönüyle takdir edilesi, durağan sahnelerin işleyişi örneğin, çoğu zaman bunu içeren filmler için genel görüş filmin sıkıcılığı yönünde olsa da bu tip filmler daha çekici gelmiştir, öte yandan filmin görüntü yönetmeninin filme kattıkları, Güvenpark’ın orada karşıdan karşıya geçen insanların yola yansıyan gölgelerinden tutun da, filmin en ilgi uyandırıcı, oda sahnelerinde kullanılan gölge oyunlarına kadar her şey ama her şey güzel. Lakin bunların hiçbiri okuduğum yorumlardaki gibi Türk sinemasını oradan oraya fırlatan özellikler değil, bunlar zaten kullanılıyordu. Demek istediğim saydıklarımın filmde yer alması filmi “sağlam” bir film yapabilir fakat sinemada fark yaratacak işler değil.

Hakkının yenmemesi gereken sahnelerden biri ise yemek masasında kozların paylaşıldığı dakikalar. Her ne kadar yan oyuncular hafif de olsa kopukluk yaşasalar da geçişin tutturulup olmuş gibi göstermek kimin aklından çıkmışsa elini öpmek gerekli, tadından yenmiyor adeta.
Filmde olmasaydı çok daha iyi olurdu dediğim yerler/davranışlar ise belli başlı, spor salonu sahnesi, ne alaka demek geliyor içimden, o sahnenin filme konmasının ne gibi bir getirisi oldu ya da nasıl düşünüldü bilemiyorum fakat hiç olmamasını dilerdim, diğer taraftan düzgün Türkçe kullanmaya özen gösterme çabasını yersiz buldum. Engin Günaydın için söylemiyorum bunu, diğer yan karakterler için, sanki elindeki kâğıttan noktasına virgülüne dikkat eden bireyin bir şeyler okuması gibiydi, itici geldi, kulak tırmalıyor demek daha doğru olur kanımca. Diğer konu ise “yaşlı/bunak/öküz” olarak bahsedilen adamın diafondan gelen sesini keşke “yaşlı/bunak/öküz” sıfatlarına uyan bir adamın sesiymiş gibi gösterilseydi zira duyduğum hiç de bu sıfatlara uygun bir ses değildi.

Bir de filmi izledikten sonra kişilerin nesnelere anlamlar yükleme olayı gerçekten yersiz, sahnelerde var olan patatesin bana göre herhangi bir anlamı yok, hatta eminim Demirkubuz da o patatese bir anlam yüklemeye çalışmadı, öyle bir amacı varsa bilemiyorum ama izleyicilerin bunlara fazlaca takmış olması garip geliyor. Eğer gerçekten takılacak bir nesne varsa bence bu yumurta olmalı zira patatesten daha çok adı, sanı ve görüntüsü kullanılmış. Kahvaltıdan tutun da cam kırmakta beceriksiz bir nesne olarak lanse edilmesine kadar patatesten daha önemli bir görevi üstleniyor bence.

Görülmesi/izlenilmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum Yeraltı için, muhteşem bir yapım demek büyük bir yalan olacağından film hakkında “iyi” demekle yetiniyorum.
Öncesinde hiç Demirkubuz filmi izlemediğimi belirtmiştim ve filme yapılan yorumlara karşı bu filmin yönetmenin en iyi filmi olduğunu düşünmüyorum, öyle olmadığını umuyorum. Bunu diğer filmlerini izledikten sonra göreceğim.


paylaş:

gösterime giren filmler | 13 nisan


Yeraltı
Yeraltı
Yapım yılı : 2012
Gösterim Tarihi : 13 Nisan 2012
Filmin Türü : Dram

"Akıllı bir adam, kendine karşı acımasız değilse gururlu da olamaz."
Muharrem, nefret ettiği ve edildiğini halde eski arkadaşlarının yemeğine kendisini zorla davet ettirir.
Masum didişmeler, ufak kişilik gösterileri ile başlayan yemek, giderek dumanlanan kafaların etkisiyle utanç dolu geçmişe doğru yol almaya başlar. Defterler açılır, hesaplar ortaya dökülür.
Gece pişmanlık, gözyaşları ve öfkeyle dolarken, rezillik, karanlık sokaklara, fuhuş kokan otel odalarına taşar.
Onlar hep birlikte, Muharrem tek başına olsa da kararlıdır. Pislik ya o gece temizlenecek, ya da geberip gidecektir. Yoksa sonsuza kadar kurtulamayacaktır bu utançtan.

Doğaüstü
Chronicle
Yapım yılı : 2012
Gösterim Tarihi : 13 Nisan 2012
Filmin Türü : Dram,Bilim Kurgu,Gerilim,Aksiyon

Meraklı, haşarı ve liseli üç sıkı arkadaş, şans eseri keşfettikleri bir yer altı tünelinde, kendilerine doğaüstü güçler kazandıracak bir 'şeyle' karşı karşıya gelirler. Ve aynı gün içinde üçü de sadece düşünce gücüyle çevrelerindeki canlı-cansız her şeyi kontrol edebilir hale gelirler. Başta sadece ortalığı karıştırmak ve eğlenmek için kullandıkları bu süper güçler, kısa sürede insanların hayatlarıyla oynadıkları bir kumara, oyuna dönüşecektir. Tüm bu süreçte ise kamera kayıttadır...


Yeniden Doğuş
The Howling: Reborn
Yapım yılı :
Gösterim Tarihi : 13 Nisan 2012
Filmin Türü : Korku

Annesi, kendisine hamileyken öldürülen Will, okulda aşık olduğu Eliana ile bir araya gelmek için bir partiye katılmaya karar verir. Işıklar karardığında tuhaf şeyler olur. Garip yaratıkların saldırdığını görür ancak kimse ona inanmaz. Will, kurt adamlar konusunda araştırma yaparken, annesinin de öldürüldüğü dönemde aynı şekilde kurt adamları araştırdığını öğrenir.




Film
Filmmm
Yapım yılı : 2011
Gösterim Tarihi : 13 Nisan 2012
Filmin Türü : Aksiyon

Kemal Mutlu bir sinema filmi çekmeyi kafasına koyan, yönetmenlik heveslisi bir gençtir. Amatör bir kamera alıp, sürekli çevresini çekmeye başlar. Beraber yaşadığı ev arkadaşı Nuri'nin yetimhane yıllarından olan arkadaşı İzzet hapisten çıktıktan sonra bir gün çıkagelir. Nuri ne kadar naif, sakin kendi halinde bir insansa İzzet o kadar tersine bıçkın ve bela dolu bir adamdır. Kemal doğal hayatım akışında filmi için tam da aradığı adamı bulduğuna inanır ve onun her anını kameraya almaya başlar.
Beraber o akşam dışarı çıkmalarıyla İzzet'in gittikleri mekanlarda olay çıkartması bir olur. Bara eğlenmeye gelen oyuncu Öznur Kula’yı silah zoruyla rehin alan İzzet, kadını Kemal ve Nuri'nin evine götürür ve gece gitgide çığrından çıkar...Kemal artık yönetmen olarak kontorülü tamamen kaybetmiştir...

Çapraz Ateş
Haywire
Yapım yılı : 2011
Gösterim Tarihi : 13 Nisan 2012
Filmin Türü : Gerilim,Aksiyon

Mallory Kane (Gina Carano), güzel, genç ve işinin ehl-i özel bir dedektiftir. Koruyucusu Kenneth (Ewan McGregor) hükümetin onaylamadığı ve 'derin devletin' tepesindekilerin bilmemezlikten geldikleri tehlikeli bir göreve Mallory'i yollar. Fakat İspanya'daki başka bir operasyon başarısızlığa uğradığında Kenneth, Mallory'i Dublin'e başka görev için yollar.
Mallory burada başka bir gizli dedektif Paul (Michael Fassbender) ile ortak çalışacaktır. Fakat bu yeni görevde bir gariplik olduğunu sezen Mallory oyuna getirildiğini anlar ve asıl macera bundan sonra başlar! Artık uluslararası bir seviyeye çıkan insan avından canlı çıkmak için bütün yeteneklerini ve kurnazlığını kullanacaktır. Yegane amacı ülkesi Amerika'ya geri dönüp ailesini korumak ve kendisine bu ihanet komplosunu düzenleyenlerden intikam almaktır.

Dr. Seuss Loraks
Dr. Seuss' The Lorax
Yapım yılı : 2012
Gösterim Tarihi : 13 Nisan 2012
Filmin Türü : Animasyon,Fantastik,Aile

Umudun gücünü paylaşan bir orman yaratığıyla ilgili Dr. Seuss’un klâsik hikâyesinden esinlenilerek çekilen filmde, hayallerindeki kızın ilgisini çekmesini sağlayabilecek tek şeyi aramakta olan bir gencin yolculuğu anlatılıyor. Gencin aradığını bulması için, dünyasını korumak adına savaşan Loraks adlı sevimli yaratığın hikâyesini keşfetmesi gerekiyor.




Aşk Yemini
The Vow
Yapım yılı : 2012
Gösterim Tarihi : 13 Nisan 2012
Filmin Türü : Romantik,Dram

Paige ve Leo, Chicago’da mutlu bir hayat yaşayan, birbirlerine deli gibi aşık, genç evli bir çifttir. Karlı bir gecede, araba kazası geçirirler. Leo sağlam kurtulur fakat Paige’in başına aldığı darbe genç kadının kocasıyla yaşadığı tüm anıları siler. Komadan çıktığında, kocası onun için artık yabancı birisidir. Leo, karısının aşkını yeniden kazanmak zorundadır.

sinema.mynet.com
paylaş: